Enterogermina'nın içindeki bakteriler nelerdir ?

Ilayda

New member
Enterogermina'nın İçindeki Bakteriler Nelerdir? İçeriği, Tarihçesi, Bağırsak Sağlığına Etkileri ve Bilimsel Gerçekler

1. Enterogermina Nedir? Bağırsak Sağlığına Nasıl Yaklaşmalıyız?

Arkadaşlar, bağırsak sağlığı konusu son yıllarda oldukça fazla konuşuluyor. Özellikle antibiyotik kullandıktan sonra ortaya çıkan ishal, şişkinlik veya sindirim düzenindeki değişiklikler nedeniyle birçok kişi probiyotik ürünlere yöneliyor. Enterogermina da bu ürünler arasında sık karşılaşılan isimlerden biri. Ancak kutusunun üzerinde yazan bakteri adını bilmekle, bu bakterinin bağırsakta ne yaptığını anlamak aynı şey değil.

Bence burada asıl merak edilmesi gereken soru şu: Enterogermina'nın içinde hangi bakteriler var ve bu bakteriler vücudumuza girdikten sonra nasıl bir rol oynuyor?

Enterogermina, belirli formülasyonlarında Bacillus clausii adı verilen canlı bakteri sporlarını içeren bir probiyotik üründür. Bu bakteri, uygun koşullarda gelişebilen ve elverişsiz çevre şartlarına karşı dayanıklı sporlar oluşturabilen bir mikroorganizmadır. Ürünün bazı ülkelerdeki klasik formülasyonları dört farklı Bacillus clausii suşunu içerir. Ancak ürünün bileşimi ülkeye, formülasyona ve pazarlanan çeşide göre değişebileceğinden, kesin içerik için eldeki ürünün kutusu ve kullanma talimatı esas alınmalıdır.

Konunun önemli tarafı şu: Enterogermina, bağırsaklarımızda doğal olarak bulunan bütün bakterilerin yerine geçen bir ürün değildir. Daha ziyade, belirli bir mikroorganizmayı belirli bir süre vücuda kazandırmayı amaçlayan probiyotik bir preparattır. Dolayısıyla etkisini değerlendirirken hem bakterinin özelliklerine hem de kişinin sağlık durumuna bakmak gerekir.

2. Enterogermina'nın İçindeki Bakteriler: Bacillus clausii Nedir?

Enterogermina'nın klasik formülasyonlarında öne çıkan mikroorganizma Bacillus clausii türüdür. Bu bakterinin en dikkat çekici özelliği spor oluşturabilmesidir. Spor, bakterinin çevresel koşullara karşı dayanıklılığını artıran özel bir yapıdır. Burada küçük ama önemli bir ayrım var: Spor, bakterinin kendisiyle ilişkili dayanıklı bir yaşam biçimidir; farklı bir bakteri türü değildir.

Probiyotik ürünlerde yalnızca bakteri türünün adı değil, kullanılan suş da önemlidir. Aynı türün farklı suşları birbirinden farklı biyolojik özelliklere sahip olabilir. Bu nedenle bir bakterinin belirli bir suşuyla elde edilen araştırma sonuçlarını, aynı türün bütün suşları için otomatik olarak geçerli sayamayız.

Enterogermina'nın yaygın olarak bilinen klasik formülasyonlarında şu dört suşun adları yer alır:

• Bacillus clausii O/C

Bu suş, ürünün klasik dört suşlu bileşiminin parçalarından biridir. Diğer suşlarla birlikte kullanılan formülasyonlarda bağırsak mikrobiyotasıyla etkileşime katkıda bulunması amaçlanır. Bununla birlikte, tek başına O/C suşunun insanlarda hangi klinik sonuçları ne ölçüde sağladığını belirlemek için suşa özgü araştırmalara bakmak gerekir.

• Bacillus clausii N/R

N/R de klasik formülasyonda adı geçen suşlardan biridir. Probiyotik araştırmalarında suşların çevresel koşullara dayanıklılığı, bağırsak ortamında davranışları ve antimikrobiyal maddelere karşı özellikleri gibi konular incelenir. Ancak laboratuvar ortamında gözlenen bir özellik, her insanda aynı klinik yararın ortaya çıkacağı anlamına gelmez.

• Bacillus clausii SIN

SIN suşu da ürünün bilinen dört suşlu bileşiminde yer alır. Diğer suşlarda olduğu gibi, bu mikroorganizmanın değerlendirilmesinde yalnızca tür adına değil, suşun özelliklerine ve araştırmanın hangi koşullarda yapıldığına dikkat edilmelidir.

• Bacillus clausii T

T suşu, klasik Enterogermina formülasyonlarında bildirilen dördüncü suştur. Bu suş da diğerleriyle birlikte değerlendirildiğinde ürünün toplam biyolojik özelliklerine katkıda bulunabilir. Ancak ürünün etkisini tek bir suşa bağlamak veya dört suşun her birinin aynı ölçüde yarar sağladığını varsaymak doğru olmaz.

Burada altını çizmek istediğim bir konu var: Dört suşun bulunması, ürünün mutlaka dört kat daha etkili olduğu anlamına gelmez. Probiyotiklerde etki; mikroorganizmanın özelliklerine, canlılık düzeyine, kullanım koşullarına, kişinin bağırsak ekosistemine ve incelenen sağlık sorununa bağlıdır.

Ayrıca her Enterogermina çeşidinin bu dört suşu aynı biçimde içerdiğini varsaymamak gerekir. Elinizdeki ürünün etiketinde farklı bir bileşim veya farklı bir canlı mikroorganizma miktarı belirtiliyorsa değerlendirme o formülasyona göre yapılmalıdır.

3. Bacillus clausii Bağırsakta Ne İşe Yarar?

Bağırsaklarımız yalnızca besinleri sindiren bir organ değildir. Milyarlarca mikroorganizmanın yaşadığı, bağışıklık sistemiyle sürekli iletişim kuran ve metabolik faaliyetlerin yürütüldüğü karmaşık bir ekosistemdir. Bu topluluğa bağırsak mikrobiyotası denir.

Mikrobiyotanın dengesi beslenme biçiminden ilaç kullanımına, yaşımızdan geçirdiğimiz enfeksiyonlara kadar birçok etkenden etkilenebilir. Antibiyotikler de bazı yararlı mikroorganizmaların sayısını veya çeşitliliğini değiştirerek bu ekosistemde geçici bozulmalara yol açabilir.

Bacillus clausii sporlarının çevresel koşullara dayanıklı olması, ağızdan alınan preparatların mide-bağırsak yolundan geçişi bakımından önemlidir. Ancak bu dayanıklılık, alınan bütün sporların bağırsakta kalıcı olarak yerleşeceği anlamına gelmez. Bir probiyotiğin etkisi, bağırsaklara ulaşması, oradaki mikroorganizmalarla etkileşmesi ve zaman içinde vücuttan atılması gibi süreçleri kapsayabilir.

Bilimsel açıdan üç ayrı kavramı birbirinden ayırmak gerekiyor:

Birincisi, canlılığın korunmasıdır. Bakterinin ürün içinde ve sindirim kanalından geçerken canlı kalabilmesi, probiyotik özellikleri bakımından önemlidir.

İkincisi, biyolojik etkidir. Mikroorganizmanın bağırsak ortamıyla nasıl etkileştiği, diğer bakterilerle ilişkisi ve bağırsak koşullarında gösterebildiği faaliyetler bu başlık altında değerlendirilir.

Üçüncüsü, klinik yarardır. Asıl önemli soru, ürünün insanlarda ishalin süresi, belirtilerin şiddeti veya iyileşme süreci gibi anlamlı sonuçları gerçekten değiştirip değiştirmediğidir.

Bu üç basamağı birbirine karıştırmamak gerekir. Bir bakterinin laboratuvarda ilgi çekici özellikler göstermesi, her hastada belirgin bir iyileşme sağlayacağını kanıtlamaz.

4. Enterogermina'nın Tarihsel Kökeni ve Probiyotiklerin Gelişimi

Probiyotiklerin geçmişi, modern ilaç endüstrisinden çok daha eskiye uzanıyor. İnsanlar binlerce yıldır yoğurt, kefir, peynir ve fermente sebzeler gibi gıdaları tüketiyor. Bu ürünlerin hazırlanmasında mikroorganizmalar önemli rol oynuyor. Elbette geçmişte insanlar bu mikroorganizmaları bugünkü bilimsel sınıflandırmalarla tanımıyordu; ancak fermantasyonun gıdaların özelliklerini değiştirdiğini deneyim yoluyla öğrenmişlerdi.

Probiyotik kavramının bilimsel temelleri ise özellikle 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında mikrobiyoloji alanındaki gelişmelerle güçlendi. Bağırsak bakterilerinin sağlıkla ilişkisi araştırıldıkça, bazı mikroorganizmaların yalnızca hastalık etkeni olmadığı, uygun koşullarda insan sağlığını destekleyebileceği düşüncesi de gelişti.
 
Üst